uçurumlarıma.......karadenize
Şehirlerim…yalnız benim olanlar sizinkileri dışarıda tutuyorum.ben sizi hep dışarıda tuttum , ne kadar içimde yer aldığınızı düşünsenizde .söylemem gerekenleri hep söyledim aslında, sizlere , kağıtlara, karanlık bir gökyüzüne, karadenizin hırçın dalgalarına.en çokta karadenize çünkü kendimde bir şeyler bulduğum , belki benimle birlikte öfkelenebildiğini düşündüğümden.en sakin anında bile birden isyan edebiliyor, siz ne olduğunu bile anlamadan hesap sormaya başlıyor sizden.insanın suskunluğuna inat.çok umurumdasın maskelerinize inat …
Niye beni bağlamak istiyorsun ey hayat, bir yerlere , birilerine , sevgilere, kavgalara , kaçışlara.Zorlama beni ben kendim seçmeliyim bağlantıları ve kaçışları.sen kaçışlarımın önünü tıkama yeterki.bir uçurum kıyısı mıdır intihar tasarıları, oysa ben ordan yanlışlarımı atıyorum, öfkelerimi atıyorum.zincirlerimi nasıl ve niçin çözmem gerektiğini bilerek geliyorum uçurumun kenarına.hiç bir anıyı biriktirmiyorum , şehirlerim valizlerimde yer alamaz, giderken yeni bir şehre ardımda bırakabilirim size ait her şeyi…bu bağlanma korkusumu ama neye bağlanma korkusu onu çözememe çelişkisi. İnsanlara asla bağlanmadım zaten onlara öyle hissettirdim , onlarda buna çok hazırdı,Herkesin korkuları bir yerde çakışıyor olmalı.bu kadar korkak durmayayım karşında asla korkmuyorum, kendimden ve düşündüklerime bağlanmaktan. Uçurumdan attıkları bana benzemeyen , bende olmaması gereken benler…hiç göz yaşı dökmeden ardıma bakmadan çekip gidebildiklerim.kendi kendimi temizliyorum.sonra bir boşluk kalıyor onlardan geriye ve ben hızla doldurma çabasıyla önce kendime saldırıyorum.tüm o hırçın dalgalanmalarım kendime , size değil , çünkü sizleri bana bağlayan her şeyi gevşek tuttum ben bazen kayıp gittiğinizi bile fark edemiyorum, ve ya uzanıp elinizden tutmak gelmiyor.benide kendi uçurumlarınıza çekmenizden yoruldum.birde sizin ruhunuzu temizlemeye vaktim yok.
Bencillik…..itiraz ediyorum ben gerçekten ben olabilme savaşı , bu savaşım bitince sizleri
De yerleştireceğim boşluklara….ve o boşluklar istediğim kadar genişleyebilir .ama bir değeriniz yoksa size bir değer yükleme çabasına girmeyeceğim , sizde yüreğinizde aynı değerlendirmeyle yer açın bana , hak ettiğim kadar.sanırım temizlik vakti , uçurumun kıyısına……
Çocukların gözleri ne güzel değil mi gülümsemeleri yalansız ve yargılamadan.bu yüzden mi seviyoruz onları , yitirdiklerimize imrenmemi sadece.bütün çocukları kucaklayabilirim bu yüzden , bir tek onları sınırlar koymadan sevebilirim.hemde içimde büyük bir boşluk olduğunu düşündükleri analık içgüdüsü olmadan.ben sadece birini değil hepsini hepsini kucaklamak istiyorum.paylaşabileceğim kadar dünyanın her yerine dağıtabileceğim kadar büyük bir sevgi. O benim duygusundan uzak hepsi benim duyarlılığıyla.-öğretmen olmak için iyi bir neden – sizlere ve kendime karşı koyduğum duvarlar onlara karşı yok , bu yüzden birinin annesi olmak istemiyorum.küçük bir çembere büyük bir sevgi yaymak yerine tüm çocukları sevgimin içine sığdırmak istiyorum.ayaklarımın altına cenneti sermenize gerek yok çünkü üstünde yarattığınız cehennemi görüyorum. O cehennemin en çok bizi kuşattığını ,kininizi o çok sevdiklerinize yönelttiğinizi, sizin cennetinizide uçurumdan yuvarladım , ayaklarımı basacağım yer bana ait artık kendi cennetime ….
Çözümsüzlük ne çok inandığımız bir yalan olmuş,imkansız mı bana ne sizin imkansızlarınızdan.demiştim siz beni kuşattınız sadece ele geçiremediniz…zincirlerinizi uçurumlarınıza yolladım hayatı ben bulurum sizden istemedim …imkansız mı diyorsunuz…beni buna inandırmanız imkansız.
Uçuruma en çabuk atmak isediğim sevgililerim oldu. Bağlılığı en çok bekleyenler olmasından beklide.sevgim sadece sizinle paylaşacak kadar küçük değildi. Güçsüzlüklerinizi hep sizden daha güçsüz olduğunu düşündüğünüz kadında mı altetmeye mi çalıştınız.sonra kendini tanıyan ben diyebilen benim düşüncelerim benim hayatım diyen bir çıkınca aslında gücün sadece ezberletilmiş bir yalan olduğunu fark ettiniz.siz hep güce yaslandınız ya bana yaslanmayın artık . sevgililer sevginin deneme tahtalarıdır birden bire parçalanabilirsiniz , sizin hedeflerinizle benimkiler çakışmadığında çok kolay giderim.
Sizi parçalamadım aslında parçalarınızı topladım. Bana bakışınızda ki yanlışlığı gösterdim ve bu size fazla geldi.çok farklı değildim diğer kadınlardan ama düşündüklerimi yüksek sesle söyleyebildim… hepsi bu ….şimdide her dağıldığınızda sizi toparlayacak birini aramaktan vazgeçseniz.türk filmi repliklerinden mi geldiniz ve ya sevgiyi sahip olmak diye mi algıladınız.sevgim sahip olduğunuz bir şey değildi sadece paylaşımımdı, bedenime dokunduğunuzda gerçekten bana mı dokunduğunuzu sandınız.dokunamamışsınız o yüzden çok çabuk attım sizi uçurumuma.bu konuda eşit durmalısınız verdiğinizi alırsınız,aynı hayat gibi.O çok seven size tapan kadından bende yok ,size ezberletilen kadını unutup öyle gelmeliydiniz. Ben olma hakkını tanımayanla biz olmak istemedim ben bu kadar zor ve bu kadar basitti. Artık parçalarınızı kendiniz birleştirin……
Aslında kendimi yargıladıkça mutlu oluyorum ben. Sonra da mutluluğu yargılayacağım.
Şimdi kendimi mutlu hissediyorum , çünkü yanlışlarımı yargılayacak gücüm var .sizin yargılamanıza da izin vereceğim , belki kızacağım size ama bu öfke size değil kendimedir,
Bunları nasıl gözden kaçırmışım diye.Çok ta mutsuzum sizin göremeyeceğiniz kadar.
Gördüklerime anlam yüklediğim için, çözümsüzlüğü kabul ettiğiniz için , yalanlara kolayca inandığınız için , atılan bombaların altındaki insanları düşündüğüm için ,şiddet
Gören kadının , insanın ne hissettiğini çok iyi anladığım için, öğrencilerim geleceklerinden korktuğu için.Onlar çözümleri tam olarak anlatamadığım için,insanların açlıktan öldüğünü ve sorumlularını bildiğim için.kendi değerini bilmeyen kadınları gördüğüm için ve önemde böylesine uzayıp giden sonsuz bir liste gördüğüm için…..çok mutsuzum……
çok mutluyum
Çözüm getirebilecek gücü kendimde bulduğum için…..
Karadeniz yine hırçınsın bugün , benim uçurumum sensin , boşluklar açmam gerek daha büyük boşluklar çünkü hayat çok hızlı doldurulacak çok şey var……
0 yorum yazılmıştır